|
Butik otel, apart otel, pansiyon ve motel rehberiniz
destek@neredekal.com |

Milattan önce 3500 yıllarında Girit' ten gelerek tüm Güney Ege Bölgesi'ni işgal eden Karyalılardan sonra, yöre bir süre Mısır, Asur, İyon, Dor, Lidya ve Pers hegemonyasında kalıyor ve Büyük İskender' in Persleri yenmesiyle yeniden Karya denetimine giriyor. Milattan önce 140 yılında Rodos' taki Romalı Generallerin istilasına uğrayan yöre, Roma İmparatorluğunun bölünmesiyle 13.Yüzyıla kadar Bizanslıların denetimine geçiyor. Menteşeoğulları ile başlayan Türk egemenliği, 1450 yılında yörenin Osmanlı İmparatorluğu sınırlarına dahil edilmesiyle neticeleniyor.
Loryma Yarımadası' nın her köşesinde antik çağın izlerine rastlamak olası: Loryma, Syrna, Kastabos gibi ören yerleri yanısıra Turunç'a 4 km uzaklıkta, küçük bir burnun üstünde bulunan Amos, Rodos Birliğinin en önemli üç yerleşim biriminden biri olarak biliniyor. Her ne kadar Amos' ta günümüze dek kapsamlı bir arkeolojik çalışma yapılmamış olsa da, 1950'li yıllarda İngiliz arkeolog George E. Bean'in satıh araştırmalarına dayanan, kentin gelişmiş sosyal-ekonomik yapısına dönük ilginç belgeler mevcut. Amosluların gelişmiş bir toprak ve tarım reformu olarak tanımlanabilecek düzenlemeler uyguladıkları bildiklerimiz arasında. Yamaçlarda düz, ekilebilir arazi kazanmak üzere yapılmış taş teraslama duvarları, deniz tabanında ve hemen hemen her inşaatın temel kazısında bulunan amfora parçaları Amosluların yoğun bir şekilde bağcılık yaptıkları ve şarap ürettiklerini gösteren günümüzdeki kanıtlar.
20. Yüzyılın başında Torosların Anadolu eteklerinden kopup batıya doğru göçen yörüklerin bir kısmı, başlangıçta Turunç Koyu ve çevresindeki tepelerde, birbirlerinden 6-7 km uzaklıkta, yakın akraba bir kaç ailenin oluşturduğu küçük obalar kurarak yerleşik düzene geçiyorlar. Zamanla, Osmaniye Köyü adı altında, Turunç' un da dahil olduğu, değişik isimlerdeki 15-16 mahalleyi kapsayan bir mülki idare birimi oluşturuluyor. Yörenin yeni ahalisi geleneksel uğraşları olan keçi beslemek yanısıra, adaçayı, defne, kekik, keçiboynuzu gibi orman ürünleri toplamak, küçük düzlüklerde ziraat, balcılık, balıkçılık gibi yeni uğraşlarla da tanışınıyorlar. 50' li yıllarda zeytin üretiminin teşviki kapsamında yabani zeytinliklerin köylülere dağıtılması ile zeytinyağı ve sofralık zeytin üretimi de ivme kazanıyor.
70' li yıllarda Marmaris' in turizm sektöründeki ilk deneyimleri, günübirlik tekne turları yapan turist gurupları ile Turunç' a da sıçrar. Turunç Plajında kum banyosu yapan, kıyıdaki basit restoranlarda köy tavuğu yiyen turistler yılın 2-3 ayıyla sınırlı da kalsa Turunç tablosunda bir yenilik, Turunçlular için de ek bir gelir kaynağı oluşturmaya başlarlar. Turunç mahallelikten köy statüsüne terfi eder. 1976 yılında Marmaris-Bozburun yolundan bir sapakla Turunç' a indirilen orman yolu ile köyün Marmaris' e karayolu bağlantısı sağlanır. Büyük kentlerimizden gelip, yörenin güzelliklerine gönül bağlayan bir çok doğa dostu, üçer-beşer göçmeye başlarlar Turunç'a. İlk pansiyonları, 80' li yılların başında ilk "turistik oteller" izler.
2000 yılında Turunç, 4 yıldızlı otellerden, sempatik pansiyonlara kadar her kategoride hizmet veren tesislere sahip, belediyesi, sağlık ocağı, eczaneleri, butikleri, restoran ve barları olan bir turistik beldedir artık. Turizm sektörü Turunçluların ana geçim kaynağı olmuştur ama, Turunç' u Turunç yapan doğal güzelliklere saygıyla dolu bir çevre bilinci ve turiste bir konuk gözüyle bakan Anadolu İnsanı' nın sıcak misafirperverliği değişmeyen temel değerler olarak kalmıştır.
Turunç Marmaris'e yaklaşalık 20 kilometre mesafede. Marmaris'ten İçmeler'e ulaştıktan sonra, İçmeler bitiminde Turunç tabelasını göreceksiniz. Virajlı ama yeşillikler arasında keyifli bir yol sizi bekliyor. Önce Turunç'u tepeden göreceksiniz ve hakkında anlatılanların az bile olduğunu içinizden geçireceksiniz. Turunç'u görüdükten sonra içine varmanız yaklaşık 10 dakika kadar sürecektir.
| Tesis Adı | Lokasyon | Tesis Türü | |||||